Bağışıklığı güçlendirmek için pratik ipuçları

Bağışıklığınızı en üst düzeye çıkarmanın birçok yolu var. Beslenme ve Diyet Uzmanı Serkan Sıtkı Şahin, pratik yaşam tarzı değişiklikleriyle bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını paylaştı..

Yeni tip koronavirüs salgını ile mücadelede, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da yaptığı bilgilendirmelerde vurguladığı gibi; elimizde güçlü bir koz var: Yakalanmamak. Bu kapsamda yapılabilecek doğru hijyen uygulamaları ve sosyal izolasyonun yanı sıra bağışıklığımızı en üst düzeye çıkarmak da büyük öneme sahip.

Günlük alışkanlıklarımızda ve yaşam tarzımızda yapacağımız pratik değişikliklerle bağışıklığımızı güçlendirmek mümkün. İşte bağışıklık sistemini güçlendirmek için pratik ipuçları.

BESİN ÇEŞİTLİLİĞİNE DİKKAT EDİN

Standart beslenme şeklimiz kalori açısından zengin fakat besin açısından fakir olabiliyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Bu, vücudumuzu hastalıklara karşı savunmasız bırakabilecek birçok yiyecek yediğimiz anlamına geliyor.

Daha güçlü bağışıklık sistemi için basit bir adım atarak beslenmenizi tüm yiyecekleri içerecek şekilde değiştirebilirsiniz. Her renk meyve ve sebzeler, balık, tavuk, hindi, yağsız et, kepekli tahıllar, baklagiller işlenmemiş kuruyemişleri günlük beslenmenize dahil edin. Bu yiyecekler, vücudunuzun düzgün çalışması ve hastalığı önlemek için ihtiyaç duyduğu vitaminler, mineraller ve diğer besinler bakımından oldukça zengin.

Günlük beslenme planınızın tamamını hemen değiştirmeniz gerekmez. Kendinizi en iyi şekilde hissetmenize ve bağışıklık sisteminize destek olmanıza yardımcı olması için bu besinlerden bazılarını günlük diyetinize ekleyin.

Örneğin; Kahvaltıda genellikle karbonhidrat ağırlıklı beslenmenizden şikayetçiyseniz, kahvaltınıza biraz fıstık ezmesi, karışık meyve salatası ve haşlanmış yumurta eklemeyi deneyin. Şimdi, besinler açısından zengin ve dengeli bir öğününüz oldu..

TABAĞINIZI DENGELEYİN

Bazı besin gruplarıyla aşk-nefret ilişkimiz var; esas olarak karbonhidratlar. Karbonhidratlar son zamanlarda kötü bir üne kavuştu çünkü kilo aldırmakla suçlandılar. Obezite oranları yükseldikçe, karbonhidratlar kilo vermek isteyen birçok kişi için düşman haline geldi.. Asıl sorun karbonhidratların kendileri değil, tükettiğimiz miktar ve yaptığımız karbonhidrat seçimleri. Kepekli tahıllar, meyveler, sebzeler ve baklagiller bağışıklık arttırıcı vitaminler, mineraller ve liflerle doludur. Karbonhidratları bir araya getirmek yerine, akıllı karbonhidratları seçmenizi ve onları ılımlı bir şekilde tüketmenizi öneriyorum. Sadece karbonhidratları değil, herhangi bir şeyi fazla tüketmemelisiniz..

ABUR CUBURU BIRAKIN

Stres ve boşluk hissi bizi en çok abur cubura sürüklüyor. Bu durum tamamen normal. Ancak abur cuburları yemenin gerçek nedenini anlamak için kendimizi durdurabilirsek, belki bu davranışı değiştirebiliriz.

Şeker, tuz, sağlıksız yağlar ve koruyucu maddeler içeren gıdaların bağışıklığınızı zayıflatabileceğini ve sizi hastalıklara karşı daha duyarlı hale getireceğini unutmayın. Bu, bu yiyeceklerin tadını asla çıkarmamanız gerektiği anlamına gelmez, yeterli ve dengeli bir diyetin yanında bunları sınırlamaya çalışın. Küçük bir günlük alışkanlık değişikliği ile başlayın. Sabırlı olun.

İşlenmiş şeker bağımlılık yapar. Şeker açısından yüksek gıdalar tüketmek, beyindeki stres ve kaygıdan kurtulmak için aradığımız geçici bir iyilik hissi verir. Eğer şekeri birkaç günlüğüne bırakabilirseniz, bu isteklerin kaybolduğunu fark edeceksiniz..

KALORİLERE BAKMAYIN

Sağlıklı bir kiloda olmak genel sağlığımız için inanılmaz derecede önemlidir, ancak şimdi düşük kalorili bir diyetin zamanı değil. Vücudunuza yeterli kalori vermemek, bağışıklık sisteminin bozulmasına neden olur. Vücudunuzun düzgün çalışmasını ve enfeksiyonlarla savaşmasını sağlamak için yeterli kaloriye ihtiyacınız var. Yapılacak şey basit: Aç olduğunuzda keyif aldığınız sağlığı geliştirici gıdalar yiyin. Memnuniyet ve doygunluk duygularını tadabilmek için yavaşça yiyin. Sonra yemeyi bırakın ve uzaklaşın. Bu alışkanlık basit görünebilir, ancak yüksek derecede işlenmiş gıdalar yemeye alıştığımızda, uzaklaşmak inanılmaz derecede zorlayıcı olur. Bu yüzden yavaş yavaş ve yeterince yiyerek bütün besin çeşitliliğini de sağlayın..

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN BESİNLER

Mantar: Bağışıklık uyarıcı bir lif olan beta-glukan da dahil olmak üzere birçok yararlı biyoaktif madde içerir.

Sarımsak: Günlük tüketildiğinde kan dolaşımındaki T hücresi ve NK (Doğal Öldürücü Hücre) hücre popülasyonunu arttırır.

Yaban mersini: Enfeksiyona karşı bağışıklık yanıtını başlatmaya yardımcı olan kandaki miyeloid dendritik hücreleri artırır. Ayrıca yoğun egzersizlerden sonra bağışıklık düşüşü ile mücadeleye yardımcı olur.

Kırmızı biber: Dolaşımdaki beyaz kan hücrelerinin ve bağışıklık yanıtında büyük bir rol oynayan B hücrelerinin sayısını artıran bir biyoaktif olan kapsaisin içerir.

Meyan kökü: Viral enfeksiyona karşı bağışıklığı artırabilen bir biyoaktif olan glisirrizin içerir. Yüksek seviyeler kan sodyum düzeyini etkileyebileceğinden dikkatli tüketilmesi gerekir.

Brokoli: Özellikle bağışıklık için çok önemli olan NK T hücrelerini muazzam bir şekilde artıran ve daha fazla patojen öldürme gücüne sahip olan güçlü sülforafanlar içerir.

Kuruyemiş ve yağlı tohumlar: Bağışıklığı artıran çeşitli biyoaktif maddeler, vitaminler ve mineraller içerir.

C Vitamini bakımından zengin gıdalar: Çalışmalar, C vitamini eksikliği durumunda enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olunduğunu ve bağışıklığın azaldığını gösteriyor. Brokoli, biber, çilek, lahana, ıspanak ve portakal gibi bol miktarda C vitamini içeren meyve ve sebzeleri seçin.

Probiyotik besinler: Bunlar, bazıları toplumumuzda popüler olmayan fermente gıdalardır. Kimchi, lahana turşusu, yoğurt, kefir, kombucha, miso, tempeh ve soya sosu probiyotiklere örnek olarak sayılabilir. Bu gıdalar bağırsak bakterilerinin çeşitliliğini arttırır. Bağışıklık sisteminin çoğu bağırsaklarda yaşar ve bu bağırsak bakterileri bağışıklığın savaşçılarıdır! Ordu ne kadar çeşitli olursa, o kadar çeşitli düşmanları arayabilir ve yok edebilirler. Günde 1-2 fermente gıda tüketmeyi hedefleyin. Fermente gıdalardan hoşlanmıyorsanız probiyotik takviyeleri alabilirsiniz. Mümkün olduğunca aç karnına alın, böylece yemek yerken üretilen safra ve mide asidine karşı çıkmak zorunda kalmazlar…

Kaynak: ensonhabercom

Sosyal Medyada Paylas: